loading

Kategori: Ölüm

Ölüm Dönemi / The Trecena of Kame / 6-18 Eylül 2022

’Daha hızlı gitmek için kendini zorlarsan beni yakalarsın. Yavaşlarsan seni yakalarım. Huzur içinde yürürsen, sana eşlik ederim. Arkanı dönmeye başlarsan, seninle dans ederim. Karşılaşmamız kaçınılmaz olduğuna göre, hemen karşıma çık! Ben senin iç gölgenim, gerçeklik dediğin yanılsamanın ardında gülen. Örümcek kadar sabırlı, her anında bir mücevher gibi duran, hayatını paylaştığın kişi benim – bunu reddedersen gerçeği yaşamazsın.

Dünyanın diğer tarafına kaçabilirsin; ben her zaman senin yanında olacağım. Doğduğun andan beri, seni dünyaya getirmekten asla vazgeçmeyen anneyim. Bu yüzden sevin! Sadece beni kavradığın zaman hayat anlamlı hale gelecek. Mührümü taşımayan hiçbir şey yoktur.

Çocuklar beni hayal edemez. Yapsalardı, çocuk olmayı bırakırlardı, çünkü ben çocukluğun sonuyum. Beni yolda tanıyanlar yetişkin olurlar. Bana ait olduklarını biliyorlar. Zorluklarını, zaferlerini, başarısızlıklarını, aşklarını, hayal kırıklıklarını, zevklerini, acılarını, anne-babalarını, çocuklarını, gururlarını, yanılsamalarını, zenginliklerini yiyip bitiriyorum. Her şeyi yiyorum.

Benim sayemde her şey toza dönüşüyor. Bunun bir trajedi olduğunu düşünme. Yıkımı aşırı ihtişamlı bir süreç haline getiriyorum. Hayatın en yüce güzelliğini sergilemesini bekliyorum; işte o zaman aynı güzellikle onu yok ediyormuş gibi görünürüm. Büyümesinin sınırlarına ulaştığında, onu inşa etmek için kullanılan sevgiyle onu yok etmeye başlarım. Ne sevinç! Ne ölçülemez bir sevinç! Kalıcı yıkımım, sürekli yaratımın yolunu açar. Son yoksa başlangıç da olamaz. Ben sonsuzluğun hizmetindeyim, senin sonsuzluğunun. ‘’

Maya Takvimine göre 13 Günlük Ölüm Dönemi, sonbahara eşlik ederek giriş yapınca sevgili Alejandro Jodorowsky’nin Ölüm üzerine yazdıkları ile başlamak istedim. Doğa yapraklarını bırakırken toprağa, bir tamamlanmanın da rehberliğini yapıyor bize. O yapraklar kış boyunca toprağa bir örtü olmak, bahara doğru toprağın ihtiyacı olanı vermek için düşüyor. Yaşantımız da da bu 13 gün, ardımızda bırakacaklarımız bizi derin dönüşüme hazırlayacak. Bu dönüşüm süreci bizden bütüne de yansıyacak güçlü bir etki ile geliyor. Yeni için artık yoluna eşlik etmeyenleri bırak derken bu dönem bize unutulan bir değeri de hatırlatacak ‘’Yas’’ Sonbaharın içindeki hüzün, Ölüm dönemi ile birleşince ‘’Yas’’ı içimizde arama vakti. Yenilenme için gerekli olandır Yas. Sevgili Martin Prechtel der ki ‘’Yas üzüntü değildir, yas durgunluk değildir, yas depresyon değildir. Depresyon, yas tutmamaktan kaynaklanır. Övgü muazzam bir yas tutar.’’ O sebepten bu dönem ardımızda bırakacaklarımızı, kayıplarımızı cesurca analım. Bize kattıkları, yaşantımıza dokundukları her şey için teşekkür ederek bırakalım. Yas kadim toplulukların önemli bir değeri idi. Hatta yası görmezden gelmenin kolektif psişenin iskeletinde uzun süre saklanarak, nesilden nesile aktarılacağını da söylerler. Ölüm, Maya burcunda ‘’Ata’’larımız ile çok bağlıdır. O sebepten bu 13 gün boyunca ışığa geçmiş atalarımızı anmak, onların yaşama ve geliş hikayelerini anlatmak, onlara övgülerimizi sunmak, onlar adına ateş yakmak bu dönem için hepimize Işık tutacaktır.

Mavi’yle.

Ölüm Dönemi / Death Trecena

TÜRKÇE

Dönüş, seni şimdiye taşıyan tüm deneyimlerin ile tahmin bile edemeyeceğin güzellikte ki o ışığının rehberliğinde dönüş, ; yeniye, dahasına, içinde hissedip yol aldırmadıklarına.
Maya Rehberliğinde 13 gün boyunca ‘’Ölüm’’ün ışığında yol alacağız. Kamış dönemi hiç bir şeyi tutmaya izin vermedi, öncesinde de ‘’boş ol’’ dedi. Yargısız, yorumsuz, gelen aksın geçsin diye içimizden, nefes dolsun diye içimize, en derin köşelerimize varsın diye o soluk. Şimdi durduğumuz yerde bir mağara var, bu mağara seni yeni olana taşıyacak bir geçit, oysa mağara çok karanlık ucu bucağı görünmüyor. Orada geçireceğin sürede ayakta kalabilir misin? Her şey belirsizken karanlıkta yol alabilir misin? İşte ölüm o mağarada, oraya atacağın ilk adımda nefes alıyor. Uyanık olmamızı istiyor bu dönem bizden, tetikte olmamızı, etrafımızı iyice kolaçan etmemizi. Tüm deneyimlerimizi sahiplenerek yolu tek başına yürüdüğümüzün bilinci ile sorumluluk almamızı istiyor Ölüm. Karşımıza çıkanın ardını görmemizi istiyor. Yolcu, o mağara seni bekliyor, eşikten atacağın ilk adımla yolda tek başınasın, önce bunu bilmelisin. Yoluna rehber olmuş, sana akıl vermiş olanların ancak Işıklarını yanına alabilirsin, ama o mağaradan geçebilmek için ‘’yük’’ olabilecek, seni yavaşlatacakları da geride bırakmalısın. Ve bil ki o mağaraya adım attığında geri dönüşü yok, girdiğin yerden çıkamazsın. İşte bu 13 gün böyle bir yolculukta olacağız. Karanlık, belirsiz, önümüzü göremediğimiz ama içimizde ‘’eski’’ olanın geri de kaldığını, bildiklerimize tutunmanın işe yaramadığını, ne olursa olsun bugüne kadar duygusal olarak kendimizi hazırladığımıza adım attığımızı hissedeceğimiz bir yolculuk. Mağarada korkularımızda var, gözlerinin içine bakamadıklarımız, kollektif olarak da bugüne kadar yok saydığımız her şeyin dönüşümü için durup gözlerinin içine bakacağımız yer burası. Aç gözlülüğümüzün, hırslarımızın, durmadan dahası diye almaya çalıştıklarımızın, kazık çakmaya çabaladıklarımızın ama artık Fırtına yaklaşıyor. Hak’ka ait olmayan ne varsa perde perde açılacak, ölüm en derin hakikate taşıyacak bizi. Vakit geldi, şimdi o mağarada seni bekliyor olacağım, buna cesaret edip girenlerle yol alacağız, tek başına girmeye karar verdiğinde bulacaksın beni orada, yeni doğumlara varmak için. Gücünü kuşanarak gireceğin bu yol, bilincinde olarak ilerleyeceğin bu yol, sorumluluğunla yürüyeceğin bu yol seni 2 Ocak 2022’de Yeni Ay’ın ışığında doğumu başlatacak sulara taşıyacak seni. Şimdi ilerle. Geride kalsın kalacaklar, o mağaranın ardından bırakacakların bırak ardında kalsın. Sen dönüşmek için geri dönüşsüz yola çık.
Mavi’nin Sesi

ENGLISH

The transformation is undeniably beautiful with all the experiences that have carried you to this day, and it is the return under the guidance of that light, the new, the more, whether they feel it in you or not.

For 13 days under Maya Guidance, “We will move forward in the light of death. The Cane period did not allow us to keep anything, and before that it said, “Be hollow.” Without judgment, without interpretation, it’s a breath of fresh air, that you can reach and fill in beyond your deepest corners. Now there’s a cave where we’re standing, a passageway that will carry you to the new one, whereas the cave is so dark you can hardly see anything. Can you survive during your time there? Can you proceed in the darkness when everything is uncertain? That’s where death breathes in that cave, the first step you take there. During this period, it wants us to be vigilant, to be aware and to look at our surroundings. Death wants us to take responsibility with the awareness that we walk the path alone, taking ownership of all our experiences. It wants us to see beyond what we’re up against. Passenger, know this first;that cave is waiting for you, you’re on your own on the road where you will take your first step you’re going to take from the threshold. You can only take your lights with you from those who have guided you, but in order to pass through that cave, you must leave behind what may be a burden and what will slow you down. And know that when you step into that cave, there is no going back, you can’t get out from where you had entered. That’s the kind of journey we will be on for these 13 days.

It’s a journey that’s dark, uncertain, that we can’t see what is ahead of us, but what’s “old” in us will now be behind us, that holding on to what we know doesn’t work anymore, that we’ve stepped into preparing ourselves emotionally no matter what. In that cave we have fears that we can’t face, and all things considered, this is the time to stop and look them straight in the eye for the transformation of everything we’ve ignored so far. Our greed, our ambitions, what we are constantly trying to gain or achieve, what we’re trying to rip off, but now the Storm is coming. Whatever does not belong to the truth will be opened one by one, and death will carry us to the deepest truth. The time has come, now I’ll be waiting for you in that cave, and we’ll go with those who dare to enter, and when you decide to enter alone, you’ll find me there, to reach new journey. This path you will enter with your strength, this path you will take consciously, this path you will walk with your responsibility will carry you to the waters that will start the birth in the light of the New Moon on January 2, 2022. Now continue on. Let them stay behind; leave all that needs to be left behind you in that cave. You have set out on the path of an irreversible road.

Mavi’nin Sesi

Development by
yazılım geliştirme fezasanat medya