loading

Kategori: Dönemin Maya Burcu

Ölüm Dönemi / Death Trecena

TÜRKÇE

Dönüş, seni şimdiye taşıyan tüm deneyimlerin ile tahmin bile edemeyeceğin güzellikte ki o ışığının rehberliğinde dönüş, ; yeniye, dahasına, içinde hissedip yol aldırmadıklarına.
Maya Rehberliğinde 13 gün boyunca ‘’Ölüm’’ün ışığında yol alacağız. Kamış dönemi hiç bir şeyi tutmaya izin vermedi, öncesinde de ‘’boş ol’’ dedi. Yargısız, yorumsuz, gelen aksın geçsin diye içimizden, nefes dolsun diye içimize, en derin köşelerimize varsın diye o soluk. Şimdi durduğumuz yerde bir mağara var, bu mağara seni yeni olana taşıyacak bir geçit, oysa mağara çok karanlık ucu bucağı görünmüyor. Orada geçireceğin sürede ayakta kalabilir misin? Her şey belirsizken karanlıkta yol alabilir misin? İşte ölüm o mağarada, oraya atacağın ilk adımda nefes alıyor. Uyanık olmamızı istiyor bu dönem bizden, tetikte olmamızı, etrafımızı iyice kolaçan etmemizi. Tüm deneyimlerimizi sahiplenerek yolu tek başına yürüdüğümüzün bilinci ile sorumluluk almamızı istiyor Ölüm. Karşımıza çıkanın ardını görmemizi istiyor. Yolcu, o mağara seni bekliyor, eşikten atacağın ilk adımla yolda tek başınasın, önce bunu bilmelisin. Yoluna rehber olmuş, sana akıl vermiş olanların ancak Işıklarını yanına alabilirsin, ama o mağaradan geçebilmek için ‘’yük’’ olabilecek, seni yavaşlatacakları da geride bırakmalısın. Ve bil ki o mağaraya adım attığında geri dönüşü yok, girdiğin yerden çıkamazsın. İşte bu 13 gün böyle bir yolculukta olacağız. Karanlık, belirsiz, önümüzü göremediğimiz ama içimizde ‘’eski’’ olanın geri de kaldığını, bildiklerimize tutunmanın işe yaramadığını, ne olursa olsun bugüne kadar duygusal olarak kendimizi hazırladığımıza adım attığımızı hissedeceğimiz bir yolculuk. Mağarada korkularımızda var, gözlerinin içine bakamadıklarımız, kollektif olarak da bugüne kadar yok saydığımız her şeyin dönüşümü için durup gözlerinin içine bakacağımız yer burası. Aç gözlülüğümüzün, hırslarımızın, durmadan dahası diye almaya çalıştıklarımızın, kazık çakmaya çabaladıklarımızın ama artık Fırtına yaklaşıyor. Hak’ka ait olmayan ne varsa perde perde açılacak, ölüm en derin hakikate taşıyacak bizi. Vakit geldi, şimdi o mağarada seni bekliyor olacağım, buna cesaret edip girenlerle yol alacağız, tek başına girmeye karar verdiğinde bulacaksın beni orada, yeni doğumlara varmak için. Gücünü kuşanarak gireceğin bu yol, bilincinde olarak ilerleyeceğin bu yol, sorumluluğunla yürüyeceğin bu yol seni 2 Ocak 2022’de Yeni Ay’ın ışığında doğumu başlatacak sulara taşıyacak seni. Şimdi ilerle. Geride kalsın kalacaklar, o mağaranın ardından bırakacakların bırak ardında kalsın. Sen dönüşmek için geri dönüşsüz yola çık.
Mavi’nin Sesi

ENGLISH

The transformation is undeniably beautiful with all the experiences that have carried you to this day, and it is the return under the guidance of that light, the new, the more, whether they feel it in you or not.

For 13 days under Maya Guidance, “We will move forward in the light of death. The Cane period did not allow us to keep anything, and before that it said, “Be hollow.” Without judgment, without interpretation, it’s a breath of fresh air, that you can reach and fill in beyond your deepest corners. Now there’s a cave where we’re standing, a passageway that will carry you to the new one, whereas the cave is so dark you can hardly see anything. Can you survive during your time there? Can you proceed in the darkness when everything is uncertain? That’s where death breathes in that cave, the first step you take there. During this period, it wants us to be vigilant, to be aware and to look at our surroundings. Death wants us to take responsibility with the awareness that we walk the path alone, taking ownership of all our experiences. It wants us to see beyond what we’re up against. Passenger, know this first;that cave is waiting for you, you’re on your own on the road where you will take your first step you’re going to take from the threshold. You can only take your lights with you from those who have guided you, but in order to pass through that cave, you must leave behind what may be a burden and what will slow you down. And know that when you step into that cave, there is no going back, you can’t get out from where you had entered. That’s the kind of journey we will be on for these 13 days.

It’s a journey that’s dark, uncertain, that we can’t see what is ahead of us, but what’s “old” in us will now be behind us, that holding on to what we know doesn’t work anymore, that we’ve stepped into preparing ourselves emotionally no matter what. In that cave we have fears that we can’t face, and all things considered, this is the time to stop and look them straight in the eye for the transformation of everything we’ve ignored so far. Our greed, our ambitions, what we are constantly trying to gain or achieve, what we’re trying to rip off, but now the Storm is coming. Whatever does not belong to the truth will be opened one by one, and death will carry us to the deepest truth. The time has come, now I’ll be waiting for you in that cave, and we’ll go with those who dare to enter, and when you decide to enter alone, you’ll find me there, to reach new journey. This path you will enter with your strength, this path you will take consciously, this path you will walk with your responsibility will carry you to the waters that will start the birth in the light of the New Moon on January 2, 2022. Now continue on. Let them stay behind; leave all that needs to be left behind you in that cave. You have set out on the path of an irreversible road.

Mavi’nin Sesi

Kamış Dönemi

Kurşundan Altın’a Yolculuk

Maya Rehberliğindeki Işık dönemi Ajpu yerini şimdi Kamış dönemi Aj’a bıraktı. Yoldaki kahramanın Işığı bu 13 gün bizimle, AJ manasına Sanskritçeden baktığımızdaysa “fethedilmez” kelimesine varıyoruz ki bu da Maya Rehberliğindeki Kamış ile çok bağlantılı bir buluşma sağlıyor. Kamış bize bir çadırın ortasındaki direği hatırlatıyor, bir ermişin elindeki asayı, bir neyzenin üflediği çalgısını. Bir şeyi merkezde toplamak, o odaktan onu yere indirmek için o kamışın içinin önce boş olması gerekir. Böylece eser rüzgâr, böylece nefes bulur her şey. Bu dönem Kamış bu gündemleri görünür kılıyor. Ve soruyor bize, “senin kanallığında bu dünyaya neyi kattığının farkında mısın?” ve devam ediyor ardından, “unutma dünyaya kazık çakamazsın” Onun sesi içimden akıp geçerken, bir anda kolektif olarak yaşadığımız sürecin görüntüleri akmaya başlıyor gözümün önünden, bir bir yıkılan yapı taşları. Tutunduğumuz, bildiğimiz sistemlerin yıkılışı. Oysa büyüme için gereken oluyor ve yükseliyor Kamış orada kabının boşalıp yenisini alması, içini vesveseden temizlemesi, nefesine kattıklarının bilişi için. O yüzden bu 13 gün olabileceğin en ‘’boş’’ halin ol, içine gelen akıp gitsin, ona bir yorum katma, bir yön verme, bir etiket koyma, gelene sadece kanal ol ama tutunma. Gelenin senden saflıkla akabilmesi içinde bedenini, duygularını, bilincini ve ruhunu tertemiz tut. Bu temizliğin eşliğinde akanın nasıl genişlediğine de şahit olacaksın. Dahasını alabilmek için önce saflaşmalısın.

Mavi’yle

Işık Dönemi

Aydınlık Sen’sin!

Geyik dönemi Fırtına ile tamamlandı, şöyle bir 29 Ekim vaktine dönersek bu iki burç bize çok tanıdık. Fırtına doğumlu olan Cumhuriyetimizin yürüdüğü kaderi yolu Geyik idi. Dün ikisini bir arada deneyimledik. Fırtına öyle bir esti ki, önüne kattığı ne varsa alıp uçurdu. Ve bir fırtanın içinde olduğumuzu görünür kıldı. Bu 2022’nin bir minik hatırlatması idi. 2022 senesine adım atar atmaz 13 günlük Fırtına dönemi başlayacak, o sebepten şimdiden Fırtınada merkezde kalmanın ne demek olduğunu bul, hatırla diyen bir şekilde esti dün.

Bugün ise Maya Rehberliğine göre 13 Günlük Işık dönemi başlıyor. Ve bize en karanlık anda ihtiyacın olan Işık Sen’sin diyor. Ne olursa olsun alanda Işığı, berraklığı tutmamız gereken bir 13 gün bizi bekliyor. Maya’lara göre Işık Burcu, Kahraman’ın kendisidir ve yolculuğunda varmak için yola çıktığı ise kendisinden başkası değildir. Bu dönem içimizdeki Nur’u hatırlayarak yol alma vaktindeyiz, yoldaki zor ve karanlık anlarda, yola ne kadar Işık tuttuğumuz yaşantımızın kahramanı olup olmadığımızı da ortaya serecek. Bu dönem ayrıca Işık ve Kollektif sebebi ile geçirgenliğimiz had safada olabilir. En çok gözlemlediklerim, çarpıntı, ani ritim değişiklikleri, sıkışmalar, nefes almakta zorluklar ve rüyalarda karmaşalar. Kimi zaman özellikle Panik Atak gibi açığa çıkıyor. Aslında kolektifin kaygısı ve korkusunun bizdeki etkisini deneyimliyoruz. Ani ve tanımsız gelene dair yaşadığınızı dönüştürmek ve kollektifin havuzuna dönüşümün bilgisini bırakmakta bizim elimizde. İşte burada tekrar Işık devreye giriyor. Işığımızı güçlendirecek ve kahramanın yolunda seçimleri ile yürüyecek olan biziz. Işık her daim yanında karanlığı da getirir, ‘’Arapça’da ‘’cehennem’’ anlamına gelen nar ve ışık anlamına gelen Nur kelimesi aynı kökten türemiştir ‘’(*) Yolculuğumuz gayesi ise Cennet’imize varmaktır. Size o cenneti hatırlatıcak ve onu Dünya üstünde görünür kılacak ne ise bu 13 gün bize ‘’Işık’’ tutuyor. Yaparken ışıldadığınız, ışığınızın yükseldiğini hissettiğiniz şeylere bu dönem ağırlık verin ve kolektiften size yansıyan ne olursa alandaki bilgiye köprü olduğunuzu ve açılan yolu aydınlatacak olanın da siz olduğunu hatırlayın.

Aydınlık Sen’sin.

Geyik Dönemi

Gücünü Kendin İçin Kullanma Vakti

11.11 kapısı eşliğinde Maya Rehberliğine göre 13 günlük Geyik dönemine girdik. 11.11 her daim yapmak istediklerimizi demirlemek, köklemek, mühürlemek ve güçlendirmek için bir alan açar bize.

🦌 Geyik ise Maya’larda Evrenin Sütunları diye geçer ve 4 yön ile çok bağlıdır. Yaşama demirlemek istediklerimizin için şimdi geziyor doğamızda. Doğamıza ait olmayanları ise görünür kılıyor, gerçeğimizden uzaklaştığımız anlarda dengemizi nasıl kaybettiğimizi hissettiriyor ve gücümüzü bu dönem kendimiz için kullanmamızı söylüyor.

🧘‍♀️ Bu eşikten geçişimizin stabilitesini sağlamak ve dengemizi korumak için ihtiyacımız olan gücümüze sahip çıkmak. Aynı Geyiğin 4 koldan gösterdiği gibi her yönden mental, ruhsal, duygusal, fiziksel gücümüze sahip çıkma vakti.

🤧 O sebepten dışarı yönelttiğimiz gücünüzü nerelerde boşa harcadınız, neleri oldurmak için fazlaca çaba gösterdiyseniz şimdi Doğana dönme vakti diyor bize Geyik. Bu dönemin etkisi ile birleşince de hiç bir şeyi zorlamayın, oldurmaya çalışmayın, olan hoşunuza gitmese bile hatırlayın yapılandırmak istedikleriniz için şimdi sütunlar iniyor yeryüzüne ve şu an anlamasanız bile ne oluyorsa iyiliğimize oluyor. Bunu ancak 2022 içerisinde kavrayacağız, o sebepten bu dönem bir şeyler raydan çıktığında, engellendiğinde, ertelendiğinde akışa tamam değin ve gücünüzü boşa heba etmeyin. O güç sizi doyursun, nerelerde güçsüz hissediyorsanız bunun içinde oraları güçlendirecek boşluklar yaratın kendinize,

Geyik bizi bunun için Doğa’ya davet eder. İmkan buldukça doğanın içine gidin ve kendinizi akan enerjiye açın.

Bir sonraki paylaşımda bu dönem için yapacağınız minik bir yolculuk ekliyorum.

Bir ve bütüne Işık olsun.

Mavi’nin Sesi

Jaguar Dönemi

Jaguar dönemi tarihlerine bakınca izlerin peşine düşmemek olmazdı. 29 Ekim 1923 günü hangi enerji ile ‘’Cumhuriyet’’in doğumu ilan edilmiştiyi merak edince, bilgiler ard arda açıldı.

Bir dönem düşünün dönüşümün kıyısında her anın deprem etkisi ile geçtiği Fırtına’lı bir süreç, o fırtınalı dönemde krizin merkezinde duran Mustafa Kemal Atatürk ‘’egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’’ diyerek 28 Ekim’de sadece yanındaki bir kaç kişiye dile getirdiği Cumhuriyet ilanını 29 Ekim’de bütüne paylaşmıştır. Yükselen ‘’Yaşasın Cumhuriyet’’ sesleri bir kutlama havası yaratsa da elbette tüm bu oluşuma sürecin içinden bakmayı ister. Kürsüye çıktığında şu sözler dökülür Ata’mızdan ‘’….bir milli sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün topluma uygulatmak mecburiyetinde idim’’

Bize bir düşün en büyük gerçeklik olduğunu hatırlatan Timsah dönemi tamamlanırken 98 yıl önce bunu fiilen görünür kılan Ata’mızın kutlu gününe gelmesi görünenin ardını araladı. Maya Astrolojisi rehberliğinde incelediğimde Cumhuriyetimiz 13 günlük bir Yol döneminde Fırtına günü doğmuş. Yeni bir yol bulmak, yeni bir yol açmak rehberliğinde kaosun tam merkezinde doğmuş bir hediye. Merkezde nasıl kalırı öğreten, doğumun kendisi olan Fırtına. Yanına aldığı 8 sayısı ile tüm ara ve ana yönlere yayılan bir enerji, bir doğum. Tam da o dönem ülkemizin fırtınalar içindeki sürecini anlatan ve aslında şimdiye de tanıdık gelen bir etki. O fırtınanın merkezine nasıl girilir, o fırtına eserken hangi eski ve köhne yapılardan özgürleşilir, o fırtınanın itici gücü nasıl avantaja çevrilir, tam zamanı diyerek o bayrak nasıl açılır, tüm bunları bize bırakan bir Lider. Her burcun doğum enerjisinin ardından ilerlediği bir yol vardır, Maya’lar buna kaderi yol der, attığımız adımların yolumuzu ördüğü bir gerçekliktir. Fırtına doğumlu olan Cumhuriyetimizin yürüdüğü kaderi yolda ise onu karşılayan burç ‘’Geyik’’ Mayaların ‘’Ruhsal Lider’’i sembolize eden burcu. Bu seferse yanına aldığı sayı 3, yani Ata’mızın bize fısıldadığı bir sır var ‘’Adımların Cumhuriyet’in temelleri üzerinde ilerlerse dışarıdan bir şeye ihtiyacın olmayacak, hep aradığın o lideri içinde bulacaksın’’

Şimdi tam da Fırtına ve Geyik arasındayız, kaosun içinden yeni bir doğumun kıyısında ve dışarıdan beklediğimizi içimizde görünür kılacağımız o yerdeyiz. Tüm bunları neden Jaguar dönemi anlattım derseniz, bu 13 günlük dönemin ardından ‘’Geyik’’ bizi bekliyor olacak. Cumhuriyet ile başlayan bu 13 günlük Jaguar dönemi, Ata’mızın Işığın rahmetine kavuştuğu 10 Kasım’da son günü olan Ölüm ile kapanırken, ardından yerini Geyiğe bırakacak. O sebepten bu 13 gün hem ülkemiz nezdinde hem de kendi derinliğimizde hatırlanacak çok şey var. Jaguar Maya’ların en mistik rehberlerinden ve burçlarındadır. Bize içimizdeki kutsalı, kudreti hatırlatır. Onunla temas etmek içinse doğamıza dönmek gerekir. Öz’ümüzün içinde taşıdığımız yetileri hatırlamamız gerekir. Karanlıkta bile kalsak, yolu sezgilerimizle bulabileceğimize inanmamız gerekir, en zor anlarda çeviklikle yol almamız için onu canlandırmamız gerekir, işte bu 13 gün bu dönemin etkisi bu temalar içinde işleyecek. Bunun için Ata’mızın bize iz sürdüren cümlesini hatırlayalım ‘’Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur’’ Kudret ; erk, güç, yeti, yetenek hepsi o soy’lu kanda mevcut. Köklerimiz, doğamız bize ihtiyacımız olan yetileri hatırlatacak. Bunun için bu dönem başta Ata’mıza ve O’nun rehberliğinde, onunla yolu yürüyen, bize bu mirası bırakan tüm Ata’larımıza ve köklerimize şükranlarımızı sunalım ve kendi doğamıza yaklaşmak için, onu hatırlamak için ihtiyacımız olanı kendimize soralım. İçimizdeki kudrete güvenelim, onun rehberliğinde yol alalım, böylece Öz’e dair olanlar yeniden nefes alıp bizi bir sonraki sürece hazırlasın.

Mavi’yle

Development by
yazılım geliştirme fezasanat medya